O, bizi tarihle barıştıran, tarihten alacağımız güçle21. yüzyıldaki
yerimizi gösterendir.
Turgut Özal "tarihe ve Allah'a hesap vererek" yaşadı. Yaşadığı süre
içinde oluşturduğu felsefeden yeni bir insan, yeni bir Türkiye, yeni
bir dünya doğdu.
Biz onun sayesinde" çağdaş dünyalı" olduk.
Bana göre, Özal'ın ölümüyle bir "tarihi şahsiyet devri" daha kapandı.
Yeni bir "tarihi şahsiyet "in gelmesi için herhalde yüzyıl beklemek
zorunda kalacağız. Çünkü Özal çapında, tarihe yön veren şahsiyetler
ancak yüzyılda bir gelir. Doğa bu konuda fazla cömert değildir.
Turgut Özal bizim neslin "masal" değil "gerçek" kahramanıydı. Biz onu
gördük. Onu dinledik. Onunla konuştuk. Onun yaptıklarını yaşadık.
Ama onu tam olarak anlayabildik mi?
Sanmıyorum. Anlayabilseydik, sağlığında o kadar hırpalamazdık. Değerini
bilirdik. Yaşarken sövmek, öldükten sonra övmek ikiyüzlülüğünü
yapmazdık.
Bu ikiyüzlülüğü yapanların Özal hakkında tarihe tanıklık etmeye
kalkmayacaklarını umarım. İnsanlar yaşarken yüzlerine karşı yalan
söylemekten, haksızlık yapmaktan utanmayanların -sonra ne kadar
pişmanlık duysalar da- tarihe tanıklık etmeye hakları yoktur. Zaten
tarih, haksızlık yapanların, yalan söylemelerin tanıklığını kabul
etmeyecek kadar adildir.
Hak etmediği şekilde yermek de yanlıştır Özal'ı, övmek de...
Doğru olan, gerçeği anlatmaktır. Sade, içten, sıcak, mütevazı ama
mağrur, hoşgörülü ama inandığından dön
|
|
meyen, kararlı, yürekli Özal gerçeğini... Türkiye'nin kabuğunu
çatlatan, tabuları kıran, büyük değişimi gerçekleştiren, geleceğin
hedeflerini gösteren Özal gerçeğini anlatmaktır doğru olan..
Ben, işte bunu yapmaya çalıştım.
Bu kitapta birazcık övgü varsa, o bunu kesinlikle hak etmiştir.
Hatta çok daha fazlasını bile hak etmiştir.
Özal'ı yakından tanımak fırsatını buldum. Bundan büyük onur
duyuyorum. Tanıdığım Özal 'ı, yaptıklarını, yapmayı düşündüklerini,
görüşlerini, düşüncelerini, felsefesini anlatmak benim görevimdi.
Onun, doğru bildiği ve inandığı yolda kararlılıkla ilerlerken,
kendisini engellemeye çalışan yasa ve kuralları bile sollamaktan
neden çekinmediğini de anlattım bu kitapta... Futbol maçlarını
kazanmak için mühendis kafasıyla nasıl ince hesaplar yaptığını da...
Mesela, bir futbol maçını kazanmak için futbolcuların topla
oynamaktan çok sahada topsuz oynamayı bilmelerinin neden şart
olduğunu... Mesela, hayali ihracata neden göz yumduğunu... Bunları
sadece bana anlatmıştı.
Bu kitapta Özal'ın yaşam öyküsünün yanısıra, gerçekleştirdiği
muazzam inkılap, adına "Özalizm" dediğimiz sivil modernliğin temel
çizgileri ve cumhuriyet tarihimizin bir kesiti de yer alıyor. Turgut
Özal'ın baş aktör olduğu önemli bir tarih kesiti...
Özal, gelecek nesillerin kendisini daha iyi değerlendireceğine,
hakkını teslim edeceğine inanıyor, "Beni daha sonra anlayacaklar"
diyordu.
Ölümünün hemen ardından, Özalist politikalardan başka çare olmadığı
gerçeğini görenler, onu şimdiden an
|